Hangi Durumlarda Tüp Bebek Yapılır?

Tüp bebek tedavisi, günümüzde doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin sıklıkla başvurduğu, çocuk sahibi olamayan ailelere umut olan bir tedavi yöntemidir. Tüp bebek tedavisinde amaç çeşitli nedenlerle doğal olarak çocuk sahibi olamayan  çiftlere çeşitli yöntemlerle tedavi uygulanması ve doğal gebeliğe benzer bir süreç oluşturulmasıdır. Bu amaçla yapılan tüp bebek tedavisi uzman embriyologlar tarafından gerçekleştirilir.

Modern tıpta günden güne kaydedilen gelişmeler sayesinde kullanılan teknolojik olanaklar ve tedavi yöntemleri tüp bebek tedavisinin başarı oranını önemli noktalara çıkarmaktadır. Tüp bebek tedavisini talep eden bireylere uygulanan testler bulunmaktadır. Bu testler sonucunda tüp bebek tedavisine uygunluğu belirlenen çiftlere tedavi uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisi çeşitli aşamalar gerektiren bir süreçtir. Tedavinin ilk safhalarında bireyler tüp bebek tedavisi süreci ile ilgili uzman doktorlarca bilgilendirilirler. Sonraki aşamada anne adayından alınan sağlıklı ve olgun yumurta hücreleri ve baba adayından alınan sperm hücreleri değerlendirilir   ve içlerinden gebelik potansiyeli yüksek olan hücreler birleştirilir ve embriyolar oluşturulur. Bu embriyolar laboratuvar ortamında takip edildikten sonra embriyo transferi adı verilen bir işlemle anne rahmine yerleştirilir.

Embriyo transferi işleminde sürekli olarak anne adayının rahmi ultrason yoluyla gözlem altında tutulmaktadır. Embriyo transferi sonrasında anne adayının gebelik durumunun tespit edilmesi amacıyla ortalama 12 gün sonra bir gebelik bebek testi yapılarak durumun pozitif veya negatif olduğu belirlenmektedir.

Tüp bebek tedavisinin başarı şansını etkileyen birçok farklı etken bulunmaktadır. Tüp bebek tedavisini talep eden çiftler öncelikle çeşitli testler yapılarak doğal yollarla çocuk sahibi olamama durumunun kök nedeni araştırılmaktadır. Genellikle bu tarz vakalarda kısırlığın nedeni bulunamayabilir. Tüp bebek tedavisinin başarı şansını anne adayının yaşı, üreme hücrelerinin kalitesi ve olgunlukları gibi birçok etken belirler.

Tedavi süresince uzman embriyologlar tarafından tedavi aşamaları düzenli olarak kontrol edilmektedir. Bu noktada tedavinin başarı şansını yükseltmek için çeşitli yöntemlerle kişinin gebelik sürecine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Tüp bebek sürecinde yasallık gereği 35 yaş altı bireylere en çok bir embriyo transfer edilebilirken 35 yaş üstü bireylere ve 35 yaş altı ama 2 başarısız denemesi olan kadınlara en fazla 2 embriyo transfer edilebilmektedir. Bunun nedeni bir risk faktörü olan çoğul gebeliğin önüne geçmek ve sağlıklı bir gebelik sürecini sağlamaktır.

Tüp Bebek Tedavisi İçin Gerekli Koşullar Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinin uygulanabilmesi için belirli kriterler bulunmaktadır. Tüp bebek tedavisini talep eden bireyler genellikle düzenli bir cinsel hayata sahip olmalarına ve gebelik oluşturmayı defalarca denemelerine rağmen başarılı sonuç alamamaktadırlar. Bunun altında yatan sebep bazı durumlarda net olarak belirlenemese de kısırlığın süresi tedavinin başarı oranını önemli ölçüde etkiler.

Tüp bebek tedavisine uygunluk kriterlerinden biri olarak 35 yaş altındaki birey 1 yıl boyunca düzenli bir şekilde korumasız ilişkiye girdiği halde gebe kalamıyorsa veya 40 yaş üstü bir birey 3 ay düzenli bir ilişki durumundan sonra gebe kalamıyorsa bu durumlarda tüp bebek tedavisi önerilir. Tüp bebek tedavisi sürecinde bazı durumlarda uygulanan ve dünyaya gelecek bebeğin genetik açıdan anne ve baba bireylerden aktarılan kalıtsal hastalıklara sahip olmaması için genetik tarama yöntemi uygulanmaktadır. Bu noktada tüp bebek tedavisi yalnızca kısırlık durumunda uygulanmaz.

Anne ve baba adaylarında kalıtsal hastalıklar bulunması durumunda bu hastalıkların bebeğe aktarılmaması için gen taraması yöntemi uygulanabilir. Buradaki amaç sağlıklı bir gebelik süreci oluştururken aynı zamanda bebeğin ilerleyen dönemlerde anne ve veya babasında bulunan hasarlı genden dolayı bir genetik hastalığı yaşamamasıdır.

Hangi durumlarda tüp bebek olmaz?

Tüp bebek, kromozomal anormallikleri olan embriyolar nedeniyle başarısız olabilmektedir. Bu, embriyonun eksik, fazla veya düzensiz bir kromozomal DNA parçasına sahip olduğu anlamına gelmektedir. Vücut daha sonra embriyoyu reddetmektedir. Bu da tüp bebek başarısızlığına neden olmaktadır.

Kromozomal anormallikler, ebeveynlerden birinden kalıtılabileceği gibi  embriyo bölünmesinin erken aşamalarında kendi kendine de oluşabilmektedir. Kromozomal anormallikler 35 yaş üstü kadınların embriyolarında daha sık görülür. Diğer bir taraftan da üreme immünolojisi vücuttaki aşırı aktif bağışıklık hücreleri nedeniyle de bir embriyo veya fetüsün reddedildiği teorisine de yer vermektedir. Bozuk morfolojili spermlerde barındırdıkları DNA hasarından dolayı tüp bebek  başarısızlığının yaygın bir nedenidir.

“Bu sayfada yer alan ifadeler bağlayıcı ve tedavi maksadıyla kullanılmaya uygun değildir. Sağlık sorununuzun tedavisi için kendinize en uygun tedavinin geliştirilmesi için sağlık kuruluşlarından ve uzman hekimlerden bilgi alınız”

Yorum Bırakın