Tüp Bebek Tedavisindeki Başarı Oranı

Tüp Bebek başarı oranı çeşitli faktörlerin bir bütünü olarak hesaplanır. Sunî döllenme sonrasında yapılan embriyo transferinin yaklaşık iki hafta sonrasında yapılan hamilelik testinin olumlu sonuç vermesi tüp bebek tedavisinin başarılı olduğunu gösterir fakat bu tek başına yeterli bir faktör değildir.

Daha sonra (Embriyo transferinden üç dört hafta sonrası)klinik gebelik oranlarının tespitidir. Bunun için gerekli sürenin sonunda rahmin içinde hamileliği gösteren gebelik kesesinin görülmesi ve embriyonun teşhisiyle birlikte bir başka başarı kriteri gerçekleşmiş olur.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı, genellikle kesin bir şekilde tedavinin doğumla bitmesinin ardından başarılı olarak tespit edilir.

Bu başarı oranı hasta bireyin yaşı, kilosu vs. gibi biyolojik özellikleriyle bağlantılıdır. Tüp bebek tedavisi sonucu bebek sahibi olan hastalardan genç olanlarda bu oran yaşlı hastalara göre daha fazladır.

Tüp Bebek Tedavisindeki Başarı Oranını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde başarı oranını etkileyen ilk ve en önemli faktör hasta bireyin biyolojik yaşıdır. Bu noktada hasta bireyin yaşı yumurta sayısı ve kalitesini etkiler. Kadınlarda yaş ile yumurta sayıları ve kalitelerinde bir azalma yaşandığı bilinmektedir. Hastanın yaşı ne kadar gençse yumurta sayıları ve kalitesi o kadar fazla olacağından dolayı başarı oranları artmaktadır.

Ortalama bir kadında 35 sonrasında yumurta sayıları ve kalitesi her geçen yıl hızla düşmektedir. Bu sebeple hamile kalamayan kadınların yaşı geçmeden bir an evvel tüp bebek tedavisinde uzman hekimlere başvurarak bu konuda klinik yardım talep etmeleri gerekmektedir.

Hastanın erkek partnerinin sperm sayısı ve kalitesinde yaşla alakası tam olarak tespit edilemese de erkeklerde ileri yaşlarda sperm sayında düşüş ve kalitesinde azalma görülmüştür. Bu sebeple erkek faktörü de başarı oranını etkileyen bir diğer unsurdur.

Bunlar dışında tüp bebek tedavisinde embriyo transferi yapılırken hastanın rahminin bebeğin sağlıklı bir şekilde tutunmasına uygun olması başarı oranını etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkar. Eğer kadın üreme sisteminde herhangi bir anomali gözlemlenirse bunun tüp bebek tedavisi öncesinde uzman hekim tarafından dikkate alınması çözülebiliyorsa çözülmesi gerekir.

Bir diğer faktör rahime transfer edilen embriyo sayısı ve kalitesidir. Bu noktada transferi gerçekleştirilecek embriyoların ülkemizde yasalarca belirlenmiştir. Bu sayı, hasta yaşına ve tüp bebek tedavisinde deneme sayısına göre değişiklik gösterir.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranını etkileyen son faktör, deneme sayısıdır. İlk denemler diğer denemelere göre daha yüksek bir başarı oranı taşır.

Tüp Bebek Tedavisinde Transfer Sonrası Tutunma Belirtileri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde, embriyo transferi sonrasında kesin bir sonuç elde etmenin ilk yolu yaklaşık 12 gün sonra kan testi yapmaktır. Kan testi sonucunda hamileliğin var olup olmadığı kontrol edilir. 12 günden önce yapılan kan testlerinin hamilelik bulunsa bile pozitif sonuç vermeyeceği kesindir. Bu noktada test yaptırmak için aceleci davranmak yersiz olur. Embriyo transferi gerçekleştirilmiş hastada, kan testine kadarki geçen 12 günde herhangi bir hamilelik, tutunma belirtisi görülmez. Bazı hastalar karın ve kasık ağrıları, mide bulantısı, bel ağrıları, halsizlik, yorgunluk yaşayabilir fakat bunlar, tüp bebek tedavisinde transfer sonrası tutunma belirtisi değildir.

Transfer sonrasında embriyo yerleşmesi sonucunda herhangi bir kanama gözlenmez. Uzman hekim tarafından tüp bebek tedavisinde hasta rahmine embriyo yerleştirilirken ultrason yardımıyla yerleştirildiği yer gözükse de embriyo farklı bir noktaya da tutunabilme potansiyeline sahiptir. Embriyo transferi sonucunda bakılan hamilelik hormonu HCG’dir. Tüp bebek tedavisinde embriyo transfer sonrasında tutunmanın tek belirtisi 12.günün ardından yapılan kan testinde HCG’ye rastlanmasıdır.

Yorum Bırakın