Tüp Bebek Transferi Sonrası Akıntı Normal mi?

Her kadında görülebilen vajinal akıntı, her dönemde gerçekleşebilen normal bir vücut reaksiyonudur. Her yaş grubundaki kadında görülebilir, normal ve sağlıklı bir bedensel işlevdir. Vajinayı korumak ve temizlemek için gerçekleşir. Tüp bebek sonrası akıntı da oldukça sık görülen bir durumdur ve çoğu zaman risksizdir.

Tüp bebek tedavisi süresince anne adayını fizyolojik açıdan değişime uğratabilecek birçok etken vardır. Yumurtalıkların gelişmesini sağlayan hormon takviyeleri, yumurtaların toplanması ve embriyonun rahime transfer edilmesi; vajinanın doğal ortamının bozulmasına yol açabilen durumlardır. Bu sebeple vajinada meydana gelen akıntı, normal bir durum olarak kabul edilmektedir. Ancak akıntıyı gözlemlemek de gereklidir. Renk, görünüm, form ve koku tam bir değerlendirilmenin yapılabilmesi için önemlidir.

Tüp bebekte uygulanan embriyo transferi, oldukça basit ve kolay bir şekilde uygulanabilen bir aşamadır. Embriyonun transferi sonrasında anne adayının rahmine tutunması ile birlikte sarı, kahverengi ya da pembe renklerde akıntıların oluşması normal sürecin bir parçasıdır. Şeffaf akıntı, her zaman için kabul edilebilen bir türdür. Tutunma işlemi başlar ve bazı kadınlarda akıntılar gelirken, bazı kadınlarda da gelmez. Embriyo transferini takip eden iki haftalık süreçte, implantasyon kanaması adı verilen bir duruma rastlanabilmektedir. Mevcut tedavi süreci sırasında meydana gelebilen lekelenmenin olası bir sonucudur. Bu durum aynı zamanda hamileliğin müjdeleyen, ilk belirtilerinden biri olarak tanımlanır.

Embriyo transferi ile gebelik testi süreci arasındaki 2 haftalık süreç boyunca birçok hamilelik belirtisi oluşabilir. Yaygın görülenler arasında; kramplar, göğüslerde hassasiyet ve kahverengi akıntı sayılabilir. . Tüm kadınlarda üreme sistemi farklı işlediği için, akıntının türü ve miktarına göre hamilelik tahmininde bulunmak zordur.

Tüp bebek tedavisi sırasında başarı oranını artırmak amacıyla doğurganlık ilaçları anne adaylarına kullandırılır. Hormon seviyelerini düzenlemeye yardımcı olan bu ilaçlar, tedavinin başarıyla sonuçlanma olasılığını artıran önemli etkenlerdendir. Ancak her tedavide olduğu gibi kullanılan bazı ilaçların yan etkileri vardır ve bunlardan birisi de vajinal akıntı olabilmektedir. Zamanla vücutta atılan hormon takviyelerinin etkisiyle birlikte akıntının da sonlandığını gözlenmektedir.

Hangi Tip Akıntılar Tehlikelidir?

Tüp bebek tedavisi sonlanmış, 2 haftalık bekleme süresi içerisinde anne adayında meydana gelen kırmızı renkli yoğun bir akıntı, bir sorunun habercisidir. Bu tip bir durumla karşılaşıldığı zaman ivedilikle bir sağlık merkezine kontrole gidilmesi gerekir. Ayrıca sarı, yeşil renklerde; kesik görünümlü, yoğun, köpüklü ve kötü kokulu bir akıntı, vajinal bir enfeksiyonun ya da mantar oluşumunun belirtisi olabilir. Tedavi başarıyla sonuçlanmış ve gebelik oluşmuş ise gebeliğin etkilenmemesi için uygun koşullarda tedavi yapılmalıdır. Akıntı sonrasında genital ve karın bölgesinde görülen (kramp, ağrı, sancı, ateş, halsizlik, idrar yaparken yanma vs.) belirtiler kendini gösterdiği taktirde, tedavi sürecini ve anne sağlığını riske atmamak adına hiç vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Riskli Akıntıdan Kaçınmak İçin Ne Yapılabilir?

Tüp bebek sonrası akıntı kadınlar için normal kabul edilse de riskli türlerden kaçınmak adına uygulanması gereken birtakım faktörler de bulunmaktadır. İç çamaşırları düzenli olarak değiştirilmeli, pamuklu kumaş tercih edilmelidir. Vajina için uygun sağlık koşulları sürdürülmelidir. Yapımında kimyasal maddeler kullanılan temizleyici ürünler kullanılmamalı, temizlik sadece su ile yapılmalıdır. Bağışıklığı zayıflattığı için varsa sigara kullanımı sonlandırılmalıdır. Dar kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Kokulu ped ve tamponlar kullanılmamalıdır. Cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanılmalıdır. Vajinayı, bakterilerden korumak adına, tuvalet sonrası ön kısımdan arkaya doğru temizlik yapılmalıdır.

Tüp bebek tedavisi hassas bir süreç olduğu için meydana gelen her şeyin normalden daha fazla dikkate alınması olağandır. Unutulmamalıdır ki; bu dönemde hormon dengeleri hızlıca değişmekte, akıntı gibi bazı belirtilerle karşılaşma oranı her zamankinden daha yüksek olacaktır. Renk, hacim ve koku bakımından normal akıntılar her sağlıklı kadında görülebilir, fakat anormal akıntı türleriyle karşılaşmamak adına vajina sağlığını korumak da önemlidir.

Yorum Bırakın